Emekli Borçluların Nafaka Borçlarını Ödenmemesi Hakkındadır  

Eşler arasında açılmış olan boşanma davası esnasında yerel mahkeme; taraflardan biri lehine tedbir nafakası, dava sonucunda ise; taraflardan birinin lehine yoksulluk nafakası veya iştirak nafakası ödenmesine hükmedebilmektedir. Bu durumda belirlenen miktarda nafakayı, nafaka borçlusu her ay nafaka alacaklısına ödemekle yükümlüdür.

  1. Nafaka Borçlarının Niteliği ve Tahsili:

Belirtmek gerekir ki, nafaka borcu adi nitelikte bir borç değildir. Kanunda nafaka borcu ile ilgili diğer borçlar için olmayan bir kısım özel düzenlemeler yapılmıştır. 

Boşanma davası neticesinde, nafaka borcunun ödememesi halinde ilk olarak başvurulması gereken yol icra takibidir. Mahkeme hükmü ile kararın yerine getirilmesi için İcra Müdürlüğü’ne başvurmalı ve nafaka borçlusuna icra emri tebliğ edilmelidir. Söz konusu takipte geçmişe yönelik 10 yıllık birikmiş nafaka alacakları faiziyle birlikte talep edilebildiği gibi, ileriye yönelik olarak da işlemekte olacak nafaka borçları da talep edilebilmektedir.

Ödeme emrinin borçluya tebliğine rağmen, eski eşin borcunu ödememesi halinde, üzerindeki malvarlığı veya maaşı üzerine haciz işlemlerinin uygulanması mümkündür.

Nafaka alacaklarında diğer alacaklardan farklı olarak öncelikli alacak niteliğindendir. Zira İcra İflas Kanunu’nun “Adi ve rehinli alacakların sırası” başlıklı 206. Maddesinde nafaka alacaklarının birinci sıra alacak niteliğinde olduğu açıkça belirtilmiştir.

Aynı şekilde emekli maaşlarına da nafaka alacakları sebebiyle haciz işlemi uygulanabilmektedir. Bu durum 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 93.maddesi gereği bakımından mümkündür. Bu kapsamda söz konusu maddeye göre, Sosyal Sigortalar Kurumunun prim alacakları ve nafaka alacakları dışında emekli maaşının haczi mümkün değildir.

  1. Emekli Maaşından Birikmiş ve Devam Eden Aylar Nafakasının Tahsili:

Öncelikle belirtmek gerekir ki, Mahkemece boşanma kararı ile birlikte nafaka ödenmesine de karar verilebilmektedir. Bu durumda icra takibi yoluyla nafaka borçlusuna gönderilecek olan ödeme emri ile nafaka alacağının tahsili gerçekleştirilebilmektedir. Bu ilamlı takip ile; icra takibine başlanılmadan önce işlemiş (birikmiş) nafaka alacakları talep edilebileceği gibi devam eden aylar (işleyen) nafakasının da talebi mümkündür.

Emekli olan nafaka borçlusuna yapılan usulüne uygun icra takibi ile emekli maaşlarına haciz uygulanabilmektedir. Borçlunun almakta olduğu ücretten her ay öncelikli olarak işleyen nafakanın kesilmesi, kalan ücretin 1/4’ünün birikmiş nafaka alacağı bitene kadar kesilmesi talep edilebilmektedir.

Nitekim bu hususta verilen Yargıtay kararları da bu şekildedir. Şöyle ki;

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 16.06.2009 tarihli ve 2009/3269 E. 2009/13519 K. tarihli kararında; “Somut olayda, ilama bağlanan ( 30.04.2001 tarihinden itibaren aylık 50.000.000 TL. tedbir nafakasına, kararının kesinleşmesi ile yoksulluk nafakası olarak devamına karar verilen ) nafaka alacağının tahsilini teminen 2003/3324 sayılı takip dosyası ile yapılan ilamlı takip sonucu borçlunun almakta olduğu emekli maaşının 1/4’ne haciz konulduğu ve 03.05.2004 tarihinden itibaren de kesintilerin yapılmakta olduğu görülmektedir. Bilahare 2005/773 sayılı takip dosyasından da 19.02.2007 tarihinde, borçlunun emekli maaşının geriye kalan kısmı üzerine haciz konulduğu anlaşılmaktadır.

Borçlu icra mahkemesine başvurarak emekli maaşının tamamının haczedilerek kesildiğini, mağdur duruma düştüğünü, maaşı üzerinde birden fazla haciz olduğunu, hacizlerin sıraya konulması gerektiğini bildirmiş, dolayısıyla haczin kısmen yapılmasına karar verilmesini istemiştir. Borçlunun maaş ve ücreti üzerinde daha önce konulmuş haciz bulunsa dahi, mahkemece hükmolunan ve işlemekte olan nafaka alacağı için, borçlunun maaş ve ücreti üzerinde birinci sırada haciz işlemi yapılması ve kalan maaş ve ücretin dörtte birinden az olmamak üzere tespit edilecek miktarının da daha önce haciz koyduran alacaklıya ödenmesi gerekmektedir.

Nafaka borcunun özelliği göz önünde tutularak ve nafaka ilamının da borçlu aleyhinde icrasının istenmiş olduğu değerlendirilerek, cari aylık nafakanın, borçlunun almakta olduğu emekli maaşından her ay tamamen kesildikten sonra, geri kalan kısmından ne kadarının borçlu ve ailesi efradının geçimleri için gerekli olduğu tespit edilmek suretiyle ve dörtte birinden aşağı olmamak kaydıyla, alacaklı A. Ş.’in alacağından dolayı da haczi mümkün bulunmaktadır. Birikmiş nafaka alacağının ise, diğer adi alacaklar gibi, daha önce konulan haciz sona erdikten sonra sırası geldiğinde işlem göreceği tabiidir. Bu itibarla icra mahkemesince, borçlunun şikayetinin, yukarıda açıklanan kıstaslar dikkate alınarak değerlendirilmesi ve sonuca gidilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir”.

  • Bu hususta verilen bir başka Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 23.09.2013 tarihli ve 2013/14404 E. 2013/12866 K. tarihli kararındaBorçlu aleyhine birikmiş ve devam eden aylar nafakasının tahsili amacıyla ilamlı takip başlatılmış, alacaklının talebiyle; borçlunun birikmiş ve devam eden nafaka alacağı için emekli maaşı üzerine haciz konulması talebi üzerine, emekli maaşının tamamı üzerine konulmuştur. Birikmiş nafaka için emekli maaşından ¼ oranında kesinti yapılabilir. Takip dosyasında birikmiş nafaka yönünden maaşın ¼’ü yerine tamamı üzerine haciz konulduğu nazara alınarak şikayetin kısmen kabulü yönünde hüküm tesisi gerekirken, haczedilmezlik şikayetinin tümden reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır.”

– Bir başka Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 08.09.2015 tarihli ve 2015/15415 E. 2015/15803 K. tarihli kararında“Somut olayda; Bakırköy 7. İcra Müdürlüğü’nün 2014/16640 Esas sayılı takip dosyasında, borçlunun almakta olduğu ücretten her ay öncelikli olarak işleyen nafakanın kesilmesi, kalan ücretin 1/4’ünün birikmiş nafaka alacağı bitene kadar kesilmesinin talep edilmesi üzerine, İcra Müdürlüğü tarafından SGK emekli maaşından, işleyecek aylık nafaka miktarı ve kalan ücretten birikmiş nafaka alacağının l/4’ünün kesilmesi için haciz müzekkeresi yazılmıştır. İşleyen nafaka kesildikten sonra birikmiş nafaka alacağı diğer alacaklarla birlikte sıraya girer. Birikmiş nafaka alacağı için kalan maaştan ancak 1/4 oranında kesinti yapılabilir. Borçlunun iddia ettiği SGK haciz kesintisi tarihi daha önce ise, bu kesinti bittikten sonra birikmiş nafaka için kesintiye başlanır. Açıklanan kurallar doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, Mahkemece, yazılı gerekçeyle şikayetin reddine karar verilmiş olması isabetli değildir. “

Yukarıda yer alan Yargıtay kararından da anlaşılacağı üzere, emekli maaşından öncelikle işleyen nafaka borçları kesilebilmektedir. Ardından birikmiş nafaka alacakları adi alacak gibi kabul edildiğinden daha önce konulan haciz sona erdikten sonra sırası geldiğinde işlem görmektedir.

 

Bu kapsamda icra takibinin başlatıldığı icra dairesinden “borçlunun almakta olduğu ücretten her ay öncelikle ….. TL nafakanın kesilmesi, kalan ücretinin 1/4’ünün birikmiş nafaka alacağı bitene kadar kesilmesi…” şeklinde talepte bulunmak yeterli olacaktır.

  1. Nafaka Ödememe Suçu:

İcra takibi yoluna başvurulmasına rağmen nafaka borçlusu eş, eğer nafaka borcunu ödememeye devam ediyorsa, 3 aylık zamanaşımı süresi içerisinde,  yetkili ve görevli mahkemeye başvurarak nafaka borçlusunun cezalandırılmasını isteyebilmektedir.

Şöyle ki, İİK’nun 344. maddesinde; (Değişik madde: 18/02/1965 – 538/136 md. ;Değişik madde: 31/05/2005-5358 S.K./15.mad) “Nafakaya ilişkin kararların gereğini yerine getirmeyen borçlunun, alacaklının şikâyeti üzerine, üç aya kadar tazyik hapsine karar verilir. Hapsin tatbikine başlandıktan sonra kararın gereği yerine getirilirse, borçlu tahliye edilir.” hükmüne yer verilmiştir.

Burdaki en önemli husus, ödenmemesi suç teşkil eden nafaka, icra emrinin tebliğinden itibaren işleyecek olan nafakadır. Bundan önceki döneme ait birikmiş (işlemiş) nafakaları ödememek -adi alacak niteliğinde olduğundan- suç sayılmamaktadır.

Nitekim Yargıtay 16. Hukuk Dairesi’nin  2010/4819 E. ve 2010/5766 K. sayılı kararındaBorçluya çıkarılan ödeme emrinde birikmiş nafaka alacağının ödenmesi istenmekte olup, aylık nafaka alacağının tahsili yönünde bir talep bulunmaması karşısında, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihe dek birikmiş nafaka alacağı ADİ ALACAK HÜKMÜNDE olduğundan, bu nitelikte nafaka alacağını ödememek nafaka borcunu ödememe suçunu oluşturmamaktadır. Somut olayda; borçlu hakkında Kastamonu İkinci İcra Müdürlüğü’nün 2009/2015 Esas sayılı dosyası ile yapılan takipte, borçluya çıkarılan ödeme emrinde birikmiş nafaka alacağının ödenmesi istenmekte olup, aylık nafaka alacağının tahsili yönünde bir talep bulunmaması karşısında, ödeme emrinin tebliğ edildiği tarihe dek birikmiş nafaka alacağı adi alacak hükmünde olduğundan, bu nitelikte nafaka alacağını ödememek nafaka borcunu ödememe suçunu oluşturmayacağından itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsizdir.şeklinde hüküm tesis edilmiştir. İşbu karardan da anlaşılacağı üzere ödenmemesi suç teşkil eden nafaka, icra emrinin tebliğinden itibaren işleyecek olan nafakadır.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.12.2006 tarihli 2006/16-304 E.-2006/273 K. kararına göre nafaka borcunu ödememe suçuna ilişkin şikayetin oluşabilmesi gereken koşullar sırasıyla şu şekildedir;

  1. Nafaka hakkında verilmiş nafaka ilamı veya nafakaya ilişkin ara karar olmalı:

İlgili maddenin önceki halinde sadece ilamda yazılı nafakanın ödenmemesinden bahsedilmekteyken, yapılan değişikliğin ardından artık ara kararlar da şikayete tabi tutulmuştur. Bu son haline göre söz konusu karar “nafaka ilamı” ya da “nafakaya ilişkin ara karar” da olabilmektedir.

  1. Aylık nafakanın tahsiline ilişkin başlatılan icra takibi kesinleşmiş olmalı:

İcra takibi kesinleşmeden yapılan şikayetler reddedilmektedir. O yüzden tebligat yapılmalı ve takip kesinleşmelidir. Çünkü şikayete konu aylık nafakanın süre hesabında dikkate alınmaktadır. Ayrıca nafaka borçlusunun vekiline yapılan tebligat tek başına yeterli olmadığı, ayrıca borçluya da ödeme emrinin tebliği gerektiği yönünde kararlar da verilmektedir.
İcra emrinin tebliğinden şikayet tarihine kadar en az 1 ay süre işlemiş olmalı:

İşleyecek aylık nafakanın ödenmemesi halinde şikayette bulunabilmesi için  icra takibinin tebliğ tarihinden itibaren en az bir aylık süre geçmelidir. Zira İcra emrinin tebliği ile nafaka ödememe sebebiyle yapılacak şikayet arasında en az bir aylık ödenmemiş nafaka borcunun bulunması gerekmektedir. Bu 1 aylık sürenin geçmiş olmasına dikkat edilmemesi halinde şikayet reddedilmektedir. 

  1. Ödenmeyen aylık nafakaya ilişkin şikayete ilişkin zamanaşımı süresi 3 aydır:

Ödenmeyen aylık nafaka durumunda 3 ay içerisinde suç duyurusunda bulunulmalıdır. Şikayet süresi İİK m. 347’de öngörüldüğü şekilde suçun işlenildiğinin öğrenildiği tarihten itibaren 3 ay ve her halde 1 yıl’dır. Aksi takdirde  şikayet hakkı düşecek olup, bu hususu Mahkeme resen dikkate alınmaktadır.

Nafaka borcunu ödememe suçu bakımından görevli mahkeme İcra Ceza Mahkemesi, yetkili mahkeme ise, takibin yapıldığı icra müdürlüğünün bağlı olduğu yer mahkemesidir.

Bir diğer önemli husus ise; tazyik hapsi cezası CMK 2. maddesinde belirtilen “disiplin hapis cezası” kavramı içinde yer almaktadır. Yani yargılama sonucunda verilecek olan tazyik hapsinin; seçenek yaptırımlara çevrilmesine, ön ödeme uygulanmasına, tekerrüre esas olmasına, şartla salıverilme hükümleri uygulanmasına, ertelenmesine imkan bulunmamaktadır. Ayrıca adli sicil kaydına işlenme durumu da söz konusu olmamaktadır.

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published.

You may use these <abbr title="HyperText Markup Language">HTML</abbr> tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

*

Sohbeti Aç
Yardıma mı ihtyiacınız var?
Canlı İletişim
Merhaba
Nasıl yardımcı olabiliriz